erturgut sanat iletişim
Müzik – Resim – Tiyatro – Fotoğraf Kursu İzmir

Müziğin Genel Faydaları


Erturgut Sanat Merkezi > Diğer > Müziğin Genel Faydaları

Müziğin İnsan Hayatı ve Psikolojisi Üzerine Genel Faydaları

Müzik dinlemenin ve müzikle uğraşmanın faydaları çok boyutludur. Müzik çocukların kendini ifade etme yeteneklerini geliştirir, estetik, yaratıcı ve yapıcı düşünme kapasitelerini artırır. Müzikle birlikte disiplin gibi konular çocuğa yavaş yavaş aşılanabilir.

Bu yazımızı okumanın yanı sıra müziğin faydalarıyla ilgili aşağıdaki diğer yazılarımızı da okuyabilirsiniz;

Türk Müziği Makamlarının Faydaları
Müziğin Bebek Gelişimi Üzerine Faydalar
Müziğin İnsan Sağlığına Faydaları
Müziğin Toplum Üzerindeki Etkisi
Müzik Eğitiminin Okul Öncesi Çocuklarda Sağladığı Faydalar

Yazımıza devam etmeden önce bir de müzisyen beyni, müziğin faydalarıyla ilgili aşağıdaki bu çok ilginç videoyu izlemenizi öneririz!

Müzik akademik performansı da olumlu etkiler.

Okul çağındaki çocukların daha hızlı okumaları; yazma, anlama ve düşünmede öğrenme güçlüğü çeken çocukların eğitimleri; stresin ve sıkıntının azaltılması yine müzikle başarılabilir.

 

Bilim adamlarına göre müzik, bilişsel düşünme kabiliyetini artırmaktadır.

Bilişsel düşünme ile müzik arasında güçlü bir ilişki olduğundan müzikle uğraşanlarda ya da sık müzik dinleyenlerde beyin aktivitesi artmaktadır. Almanya’da Friedrich Schiller Üniversitesinde yürütülmüş araştırmalar sonucunda profesyonel ya da amatör olarak müzikle uğraşan insanların beyinlerinin daha büyük olduğu belirlenmiştir.

müziğin-faydaları

Düzenli olarak müzik aleti çalmanın beynin görme, duyma, hareket etme ve koordinasyonla ilgili bölümlerinin büyümesini sağladığını tespit edilmiştir.

Araştırma çerçevesinde, müzikten anlamayan ve müzikle amatör veya profesyonel olarak ilgilenen kişiler seçmişlerdir. Yapılan MR (manyetik rezonans) görüntülerinin müzisyenlerin beyinlerinin daha büyük olduğunu açıkça gösterdiğini belirlemiş, müzisyenlerin beyinlerinde duyma, görme, hareket etme ve koordinasyonla ilgili bölgelerde daha fazla “gri madde (gri hücre)” olduğunu saptamışlardır.

Ayrıca MR görüntülerinden müzik aleti çalan ve günlük hayatta ağırlıklı olarak sağ elini kullandığını ifade eden kişilerin aslında sol ellerini de daha sık kullandıklarını tespit ederken, sürekli müzik aleti çalmanın beynin büyüklüğünü olumlu etkilediği sonucuna varmışlardır.

Bunu da beynin kaslar gibi egzersiz yaptıkça büyüdüğünü; örneğin, piyano çalmanın notaları algılayan beynin tuşlara dokunan parmaklara ve pedallara basan ayağa emir vermesiyle bir koordinasyon oluşturarak beynin birden fazla bölgesini aynı anda çalıştırdığını, çok yönlü düşünmeyi ve bağlantılar kurmayı sağladığını, dolayısıyla da beynin kullanımını geliştirdiğini belirtmişlerdir.

Müziğin Bilinmeyen Faydaları Sizi Sağlıkla Dolduruyor!

Kelimelerin ve müziğin birbirine bağlı ve doğal bir çift olduğu yadsınamaz. Son zamanlarda bilim de, bu yetilerin beyinle bağlantılı olduğunu onaylıyor. Dahası da, bu bulgunun felç tedavisinde bile kullanılabileceğini öngörüyor.

Yapılan araştırmalar beyinde dil ve enstrümantal müzik işleyişinin birbiriyle bağlantılı olarak gerçekleştiğini ortaya çıkardı. Yapılan yeni bir araştırma yoğun müzik terapisinin felçlilerde görülen konuşma bozukluğunu düzeltmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Bunun yanı sıra araştırmacılar müzik eğitiminin disleksi (yazı körlüğü) ve otizm (içe kapanıklık) olan çocuklarda dili daha doğru kullanmasını sağlayabileceğini söylüyorlar.

Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde nörolog olan Gottfried Schlaug kimi zaman konuşamayan, beyninin sol tarafına felç inmiş hastaların şarkı söyleyerek iletişim kurmayı öğrenebileceğini belirtti. “Müzik yapma çok yönlü algılamayı gerektiren bir deneyimdir. Bu nedenle beynin birden çok bağlantısını harekete geçirir.”

Schlaug sadece anlamsız sesler çıkarabilen bir hastaya, şarkı söyleterek  “susadım” demeyi, bir başka hastaya da “iyi ki doğdun” demeyi öğretti.

Müzik terapisti Schlaug “Etrafınızda genelde konuşamayan birinin acıktığını, susadığını söyleyebilmesi ve lavabonun nerde olduğunu sorabilmesi bir gelişmedir.” dedi.

Bir asır öncesine kadar konuşamayan ama şarkı söyleyebilen felç mağdurlarının raporları kaydediliyordu. Son zamanlarda, bu durum için müziğin terapi aracı olarak kullanılıp kullanılamayacağı araştırılıyor. Fakat sol tarafına felç  inen hastalara uygulanan bu terapi çok uzun zaman alabilir.

Northwestern Üniversitesi işitsel sinirbilim laboratuvarı başkanı Nina Kraus yeni araştırmaların müzik eğitiminin beyin işlevlerini zenginleştirdiğini söylüyor. Örneğin, müzisyenlerin kalabalık bir ortamda bile tanıdıklarının sesini kolayca ayırt edebilmesi, eğitilmiş beynin ses kalıplarını daha iyi algılamasından kaynaklanmaktadır.

Müziksel deneyim günlük yaşamda önemi büyük olan yetileri geliştirir. Kraus “Bir müzik enstrümanı çalmak, gençlere kalabalık sınıf ortamlarında daha iyi konuşabilme becerisi kazandırır ve insan sesindeki belirsiz değişikliklerle iletilen dilin küçük nüanslarını daha iyi yorumlamalarını sağlar.” dedi. İnsanlar konuşmayı ilk öğrenirken veya bebeklerle konuşurken, seslerinde müziksel bir ton kullanırlar.

Kraus “İnsanların işitme sistemleri hayatlarında duydukları seslerle hoş bir tını kazanabilir. Yıllar süren müzik eğitimi sayesinde sesin, dili ve duyguları nasıl geliştirdiğini bulduk.” dedi.

Müzisyenlerdeki gelişmiş ses algısının, gelişimsel disleksi ve otizm görülen çocuklarda eksik olduğu saptandı.

Beyin dalgaları işitilen ses kalıplarına benziyor. Duyulan ses ister konuşma, ister enstrümental müzik olsun, beynin elektronik dalgalarını kaydetmenin ve sesi duymak için onları yeniden oynatmanın mümkün olduğu bir dizi kayıtla kanıtlandı.

 

Etiket: , ,

erturgut sanat merkezi Aşağıdaki İlginç Yazıları Okumanızı Öneririz